1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer

Tüp Bebek Konuları Nedir?

Tüp Bebekte 10 Yıl Sonra Neler O

Tüp Bebekte 10 Yıl Sonra Neler Olacak? Hedef daha başarılı, daha güvenli ve daha ucuz IVFHasta dostu diye adlandırılan ve daha az ilaç kullanımı ile daha az sayıda yumurta oluşturulması h...

Devam...

Tüp Bebek Nedir? Aşamaları Neler

Tüp Bebek Nedir? Aşamaları Nelerdir? Tüp bebek tedavisi ekibin ve çiftin katılımını gerektiren uzun ve yorucu bir süreçtir. Bu alanda yaşanan anlamlı gelişmelere rağmen maalesef tedaviy...

Devam...

45 Soruda Tüp Bebek

45 Soruda Tüp Bebek 1. Kadınların doğurganlığını etkileyen faktörler nelerdir?- En önemli faktör yaştır. Kadın yaşı arttıkça gebe kalabilme şansı azalır. 44 yaşından so...

Devam...

Tedavi Sırasında Karşılaşılan So

Tedavi Sırasında Karşılaşılan Sorunlar Tedavinin iptal edilmesi: Hastaların tedaviye beklenen yanıtı vermemesi, yeterli sayıda follikül gelişmemesi gibi nedenlerle tedavi iptal edilebilir...

Devam...

Tüp Bebek Neden Başarısız Olur?

Tüp Bebek Neden Başarısız Olur? 34 yaşındayım.  Eşimde sperm azlığına bağlı üç defa tüp bebek yaptırdım ve her seferinde başarısız oldu. Doktorlar embryo kalitemin iyi olduğ...

Devam...

Tüp Bebek Uygulamalarında Etkinl

Tüp Bebek Uygulamalarında Etkinliği Kanıtlanmamış (Ampirik) Tedaviler Özellikle tekrarlayan tüp bebek uygulamalarına rağmen gebe kalamayan çiftler doktorlardan değişik ve daha önce uygulanamamış tedavilerin beklentisi ...

Devam...

Yumurtalıklarda Kök Hücre var mı

Yumurtalıklarda Kök Hücre var mı, Üreme ve Menopoz için Kullanılabilir mi? Amerika Birleşik Devletlerinin Tennessee eyaletindeki araştırmacıların yaptıkları bir çalışma, infertilite problemi ile uğraşan hekimlerin büyük ilg...

Devam...

İlaçsız Tüp Bebek - In Vitro Mat

İlaçsız Tüp Bebek - In Vitro Maturation (IVM) Yumurtaların Laboratuar Ortamında OlgunlaştırılmasıIVM 1990 lı yılların sonlarından itibaren kullanılmaya başlamış olan bir yöntemdir. IVM de kısa s...

Devam...

Sperm Mıknatısı Ne Kadar Gerçek?

Sperm Mıknatısı Ne Kadar Gerçek? İnsan yumurtası çevresinde bulunan hücre kompleksinin (cumulus-korona tabakası) temel içeriğini hyaluronan adı verilen yüksek molekül ağırlıklı bir ...

Devam...

Azospermik Erkeklerde Cerrahi Sp

Azospermik Erkeklerde Cerrahi Sperm Elde Etme Yöntemleri Menide hiç sperm bulunmaması anlamına gelen azospermi tüm erkeklerin %1’inde, infertilite (kısırlık) problemi olan erkeklerin ise %10 – 15’inde görü...

Devam...

Tüp Bebek Tedavisinde Yardımcı U

Tüp Bebek Tedavisinde Yardımcı Uygulamalar Cerrahi sperm arama (PESA, PTSA, TESE)Erkeğin menisinde hiç sperm olmaması durumunda (azospermi) mikroenjeksiyon işleminde kullanılacak olan spermin...

Devam...

Tüp Bebeğe Devlet Katkısı

Tüp Bebeğe Devlet Katkısı 2008 BÜUTCE UYGULAMA TALIMATI  Yardımcı üreme yöntemi tedavileri10.1. Tüp bebek tedavisi öncesi işlemlerTüp bebek tedavisi öncesi işlemlerin 23...

Devam...

Kısırlık Konuları Nedir?

Rahim Nakli Teknik ve Etik Sorun

Rahim Nakli Teknik ve Etik Sorunlar Nedeniyle Nasıl Bir Gelecek Vaat Ediyor? Rahmin kaybedilmesi ya da işlevini yerine getirememesi kadınlar için ciddi psikolojik, ailevi ve sosyal sorunlara neden olmaktadır. Rahmin doğuştan ...

Devam...

Erkeğe Bağlı Kısırlık Tedavisind

Erkeğe Bağlı Kısırlık Tedavisinde Yenilikler Çocuk sahibi olamayan çiftlerin %50 sinde sorun erkekten kaynaklanmaktadır. 1990 li yılların başlarına kadar etkin bir tedavisi olmayan erkek kısırl...

Devam...

Myomların 21. Yüzyılda Tedavisi

Myomların 21. Yüzyılda Tedavisi Myom kadınlarda en sık görülen iyi huylu tümördür. 35 yaşın üzerindeki kadınlarda daha fazla izlenmelerine rağmen daha genç kadınlarda da ortaya çık...

Devam...

Blastokist Transferi ( daha az e

Blastokist Transferi ( daha az embriyo ile yüksek gebelik oranı ) Embriyonun, gelişiminin 5. Gününde, yani rahim duvarıma tutunmadan hemen önce ulaştığı aşamaya blastokist adı verilir. Embriyo bu dönemde sayılamaya...

Devam...

Kısırlık Nedir ve Nasıl Araştırı

Kısırlık Nedir ve Nasıl Araştırılır? Kısırlık düzenli cinsel ilişkiye rağmen 1 yıl içinde gebelik olmaması olarak tanımlanır. Genç çiftlerde bekleme süresi daha uzun olabilir. Kadın yaş...

Devam...

Kısırlık Tanı ve Tedavisinin Psi

Kısırlık Tanı ve Tedavisinin Psikolojik Yönü Kısırlık tedavisi gören çiftlerin çoğu, çocuk sahibi olmak amacıyla görülen tedaviyi hem fiziksel, hem de duygusal açıdan büyük özveri gerektiren bi...

Devam...

Stres ve Kısırlık

Stres ve Kısırlık Stres, kişinin kendisi için bir tehdit unsuru ya da zararlı olarak gördüğü herhangi bir durum olarak tanımlanmaktadır. Stres vücuttaki birçok organd...

Devam...

Kadında Ait Kısırlık Nedenleri v

Kadında Ait Kısırlık Nedenleri ve Tedavisi Yumurtlama bozuklukları: Yumurtlama bozukluklarını 3 grup ta inceleyebiliriz. Bunlardan ilki hipogonadtropik hipogonadism adı verilen ve beyinden sa...

Devam...

Doğurganlığı Etkileyen Yaşam Biç

Doğurganlığı Etkileyen Yaşam Biçimi Davranışları Sağlıklı yaşam biçimi davranışları, sadece herhangi bir hastalık ya da rahatsızlığı önlemeye yönelik olmayıp, bireyin genel sağlık ve iyilik durumun...

Devam...

Tekrarlayan Düşükler

Tekrarlayan Düşükler Fark edilen tüm gebeliklerin veya 'si düşükle sonuçlanmakla beraber daha önce hiç canlı doğum yapmamış ve 2 veya daha çok gebelik kaybı yaşamış kadı...

Devam...

Kısırlığın Tedavisinde Aşılama

Kısırlığın Tedavisinde Aşılama Aşılama veya tıbbi deyimi ile IUI özellikle erkeğe bağlı ve nedeni açıklanamamış kısırlık olgularında tüp bebek öncesinde tercih edilen tedavilerin ...

Devam...

Erkek Kısırlığının Nedenleri ve

Erkek Kısırlığının Nedenleri ve Tedavisi Erkeğe ait kısırlık nedenleri arasında en önemli 3 tanesi: 1. Nedeni bilinmeyen sayı, hareketlilik ve yapısal bozukluklar (idiopatik oligoasthe...

Devam...



Okunma Sayısı: 4093

Gebelik Sırasında Alınan ve Anomali Riski Oluşturan Enfeksiyonlar

Bu grup enfeksiyonlar gebelikte geçirildikleri takdirde bebek kayıplarına ve sakatlıklara yol açabilen hastalıklar grubudur.
T: Toksoplasmosis
O: Others( diğerleri örneğin Varicella Zoster (su çiçeği veHPV)
R:Rubella (kızmaıkçık)
C: Citomegaovirus
H: Herpes virus

TOKSOPLASMOSIS
Toksoplasma gondii adlı parazitin sebep olduğu bulaşıcı hastalıktır. Bağışıklık sistemi sağlıklı olanlarda ve gebe olmayan insanlarda bu enfeksiyon hafif grip benzeri şikayetler oluşturan sessiz bir hastalıktır ve çoğu zaman hastalığın geçirildiği fark edilmedez. Türkiye’de yapılan çeşitli araştırmalarda üreme çağındaki kadınların %14’ünün bu hastalığı geçirmiş yani bağışıklığa sahip olduğu saptanmıştır. Hastalığa sebep olan parazitin 3 formu vardır.


1) Takizoit: hızlı çoğalan formu
2) Doku kisti: sessiz formu
3) Ookist: sadece kedilerin sindirim sisteminde yaşayabilen formu

Prensip olarak 3 şekilde insana bulaşabilir. En sık bulaşma şekli yeterince pişirilmemiş et ürünleri ile doku kisti formunun bulaşmasıdır. İkinci bulaşma yolu ise parazit ile enfekte olmuş eti yiyen kedilerin dışkısıyla atılan ookist formuyla kirlenmiş toprakla temas eden iyi yıkanmamış sebze ve meyvelerdir. Ookist formu uygun koşullarda 1 yıla yakın bulaşıcı olarak kalabilir. Üçüncü buluşma yolu ise annenin gebeliği sırasında toksoplasmosis geçirmesi ile plasentadan bebeğe hastalık geçmesidir. Evden dışarı salınmayan ve çiğ et yedirilmeyen ev kedilerinden bulaşma olmaz. Kediler tüylerini temizleyen hayvanlardır ve dışkıları tüylerinde bulunmaz. Dolayısıyla kediye dokunmak ile bulaşma olması mümkün değildir.

Toksoplasmosis bir kere geçirilir ve hayat boyu bağışıklık kazanılır. Dolayısıyla gebelikten önce bu hastalığı geçirmiş olanlarda hastalığı tekrar geçirmek mümkün değildir. Gebelik öncesinde Toksoplasmosise karşı oluşan antikorlardan Ig G tipi antikorun tespit edilmesi enfeksiyonun daha önce geçirildiğini gösterir. Ig G tipi antikor tespit edilmediği durumda kişi hastalığı geçirmemiştir. Dolayısıyla gebelik sırasında Toksoplasma parazitin bulaşma olasılığından korunmak için bir takım önlemler alınmalıdır.

• İyi pişmemiş et, çiğ et, iyi yıkandığından şüphe duyulan sebze ve meyve, pastörize olmamış süt tüketilmemelidir.
• Çiğ et ile temas edildikten sonra eller çok iyi yıkanmalıdır.
• Toprakla uğraşanlar mutlaka eldiven kullanmalıdırlar.
• Kedinizin evden çıkmasına izin vermeyin, çiğ et yedirmeyin.
• Kedinizin kumunu bir başka aile üyesinin değiştirmesini isteyin.Kedi kumu kabını 5 dakika kaynar suda bırakın böylece dezenfekte olacaktır. Eğer bu mümkün değilse mutlaka eldiven giyin ve sonrasında ellerinizi iyice yıkayın.

Gebelik sırasında geçirilen toksoplasmosis annede %90 şikayet oluşturmadan veya halsizlik kas ağrıları gibi sessiz şikayetlerle seyreder. Annenin aktif enfeksiyonu geçirdiği gebelik dönemine göre bebeğe bulaşma ve bebekte hasar oluşturma olasılığı değişir. Gebeliğin erken döneminde enfeksiyon geçirildiyse bebeğe bulaşma olasılığı düşük fakat bebek enfekte olursa hasar gelişme olasılığı fazladır. Gebeliğin son 3 ayında mikrop alındıysa %60 olasılıkla bebek toksoplasmosisli olarak doğacaktır. Bebeğe enfeksiyon bulaşacak olursa ultrasonda ventrikulomegali (beyin içi sıvı artışı), intrakranial kalsifikasyonlar (kafa içi kireçlenme), karaciğerde büyüme, asit (vücutta su toplama) izlenir. Sonuç olarak bebek rahim içindeyken kaybedilebilir, nörolojik (beyin ve sinir sistemi) anormallikleri ve körlük gelişebilir.

Tanı
Fransa ve Avusturya gibi hastalık sıklığının yüksek olduğu ülkelerde bütün gebeler rutin olarak taranmaktadır. Ülkemizdeyse hastaneden hastaneye değişen uygulamalar vardır. Anne kanında Toksoplasma’ya karşı gelişen Ig G ve Ig M antikorları bakılır.

  Ig M Ig G
Hastalık geçirilmemiş
(bağışıklık yok)
Negatif Negatif
Geçirilmiş hastalık
ve bağışıklık var
Negatif Pozitif
Akut hastalık Pozitif Negatif
Akut hastalık Negatif 3 hafta arayla iki kez bakıldığında seviye 4 kat arttıysa veya ilk bakıldığında negatif ikinci bakıldığında pozitif ise



Tanı yukarıdaki tablodaki gibi ne yazık ki her zaman kolay olmaz. Şüpheli pozitif sonuçlar ile karşılaşılabilir. Ig M tipi antikorlar aktif enfeksiyon göstergesi olsa da bazen 1 yıla kadar pozitif kalabimektedir. Ig G avidite testi ile sonuçlar kombine edilebilir. Yüksek avidite hastalığın daha önceden geçirilmiş olduğunu göstererek aktif hastalığı dışlar. Annede aktif hastalık saptandığında bebeğe mikrobun bulaşıp
bulaşmadığı ise amniosentezle alınan amnion sıvısında PCR yöntemiyle parazit DNA’sı aranarak anlaşılır.

Tedavi
Annede enfeksiyon tespit edilir edilmez hemen spiramycin 3 gr başlanmalıdır. Bebekte enfeksiyon tespit edildiğinde ise tedaviye primetamin/sulfodiazin eklenir. Tedavi, enfeksiyonun anneden bebeğe bulaşmasını önlemez ama bebekte oluşabilecek sakatlıkların şiddetini azaltır. 26. gebelik haftasından önce bebeğe hastalığın bulaştığı ispatlanırsa aileyle gebeliği sonlandırma seçeneği tartışılmalıdır.

RUBELLA (KIZAMIKÇIK)
Damlacık yoluyla bulaşan viral döküntülü bir hastalıktır. 2-3 hafta kuluçka süresinden sonra hastada yüzden başlayıp sırasıyla gövdeye, kollara, bacaklara yayılan ve 3 gün içinde kaybolan döküntüler oluşur. Ateş, eklem ağrıları kulak arkası ve ensedeki lenf bezlerinde şişme ile karakterizedir. Çocuklarda ve erişkinlerde hafif seyirli bir hastalık olmasına rağmen gebelik sırasında geçirildiğinde bebek için tehlikeli olabilir. Doğumsal Rubella Hastalığında bebekte oluşan hastalıkları 3 başlıkta toplayabiliriz.

1. Göz: katarakt, retinopati, mikroftalmi (küçük gözler), glokom (körlükle sonuçlanabilir)
2. Kalp: kalpten çıkan ana damarlarda darlık, kalpte delik
3. Kulak: sağırlık

Gebenin kızamıkçıklı bir hastayla temas ettiğinden şüphe ediliyorsa öncelikli olarak Rubella Ig G bakılır. Ig G pozitifse hastalığı daha önce geçirmiş demektir. Eğer Ig G negatifse iki kez 3 hafta arayla Rubella IgM bakılıp negatif olduğu konfirme edilmelidir. Ig M negatifse hastaya mikrop bulaşmamış demektir ve endişe edilecek bir durum yoktur. Rubella Ig M pozitifse gebeye mikrop bulaşmış ve aktif hastalık geçiriyor demektir. Karar gebelik haftasına göre verilmelidir. Gebeliğin ilk 3 ayında mikrop alındıysa bebeğe bulaşma olasılığı yüksektir ve aileyle gebeliği sonlandırma
seçeneği tartışılmalıdır. Gebeliğin geç dönemimde enfeksiyon geçiriliyorsa bebeğe bulaşma olasılığı düşüktür. Kordon kanında Rubella antikorları araştırılarak bebeğe
hastalığın bulaşıp bulaşmadığı saptanabilir. Rubella ile enfekte doğan bebekler aylarca virüs yayabilir. Bu nedenle hastalık için riskli olanlardan ( diğer yenidoğanlar, gebeler gibi) izole edilmelidir.

CMV
CMV (sitomegalovirus) bir DNA virusudur. CMV vücut sıvılarında bulunur ve insandan insana yakın temas veya cinsel ilişki ile bulaşır. CMV ile enfekte olan insanların çoğunda şikayet olmazken ancak %15’lik kısmında grip benzeri boğaz ağrısı, ateş, eklem ağrısı, lenf bezlerinde büyüme gibi şikayetler olur. İlk bulaşmayı takiben virus latent (gizli) hale geçer ve periyodik olarak tekrar aktive olur. Erişkinlerin yaklaşık %85’i hastalığı daha önce geçirmiştir. Fakat hastalığın geçirilmiş olması hastalığın tekrar aktive olmasını veya kişinin yeniden enfekte olmasını ne yazık ki engellemez. Gebelik sırasında enfeksiyonu ilk kez geçirenlerde mükerrer kez enfeksiyonu geçirenlere kıyasla doğumsal sorunların ortaya çıkma olasılığı daha fazladır. Enfeksiyonun bebeğe bulaşması riski gebeliğin ilk yarısında daha yüksektir. CMV ‘ye bağlı düşük doğum ağırlığı, mental gerilik, sarılık, karaciğer ve dalakta büyüme, kanama problemleri, görme ve işitme sorunları gelişebilir. Annedeki CMV enfeksiyonunu veya bebeğe bulaşmasını önleyen bir tedavi yoktur. Tanıda CMV’e özel Ig M ve IgG tipi antikorlara bakılır ve sonuçlara göre Ig G avidite testi eklenir.

CMV Ig G negatif, Ig M negatif: CMV ile karşılaşmamış birey
CMV Ig G pozitif, Ig M negatif, Ig G avidite yüksek: Gizli CMV enfeksiyonu . İleri
araştırmaya gerek yoktur.
CMV Ig G pozitif, Ig M pozitif, Ig G aviditesi yüksek: Tekrar eden CMV enfeksiyonu. Sadece seri ultrason muyaneleri ile takip edilir.
CMV Ig G pozitif, Ig M pozitif, Ig G aviditesi düşük: İlk kez hastalık geçiriliyor anlamına gelir. Ultrason ile takip edilmesi ve amniosentezle amniotik sıvıda PCR yöntemiyle CMV araştırılması gereklidir.
 

Gebelik sırasında ilk kez CMV enfeksiyonu geçirdiği kanıtlanan hastalarda karar vermek zordur. Çünkü her ne kadar gebeliğin ilk yarısında geçirilen enfeksiyonun bebeğe bulaşıcılığı daha yüksek olsa da bebeklerin ciddi bir kısmı da normal olarak gelişir ve doğumsal sorunları olmaz. Ayrıca ilk kez hastalığın gebelik sırasında geçirilmesi durumunda oluşabilecek doğumsal hasarların şiddeti de kesin olarak tahmin edilemez.
CMV’den korunmak için aşı yoktur. Fakat bazı önlemler alınabilir. Temel hijyen kurallarına uyulması ve bunlar içinde özellikle en az 20 saniye sabunla ellerin yıkanması çok önemlidir. Enfeksiyon sıklıkla çocukluk çağında geçirilir ve enfeksiyonu henüz geçirmemiş olan erişkinlere virüs kreş ya da okul gibi toplu yerlerde virüsü alan 2-3 yaş grubu çocuklardan geçer. Vücut sıvılarıyla bulaşma olduğundan dolayı bu yaş grubu çocuğu olanların çocuklarıyla yiyecek içecek paylaşmaması önerilir. Anaokulu ve ilkokul çalışanlarının daha önce enfeksiyonu geçirmedilerse 2.5 yaş altı çocuklarla mümkün olduğunca temastan kaçınmaları önerilir.

HERPES
Herpes simplex tip1 ve tip 2 olmak üzere iki çeşit herpes simplex virüs vardır. HSV tip 1 genital olan ve olmayan herpetik hastalıklardan tip 2 ise sadece genital herpetik hastalıklardan sorumludur. HSV tip I klasik olarak ağız ve dudak çevresindeki uçukların nedenidir. Virüs cinsel yolla (HSV tip 2) yada hastalık sırasında direkt yaraya temasla bulaşır. Virüsle bir kez bulaştıktan sonra kalıcı bağışıklık sağlanmaz. Virüs vücuttaki sinir köklerinde latent (gizli) döneme geçer ve ömür boyu vücutta kalır. Açıklanamayan bazı uyarılarla virüs aktive olup tekrar hastalığa neden olabilir.

Genital Herpes Enfeksiyonu
Primer Enfeksiyon: İlk kez virus bulaştığında ortaya çıkan hastalıktır. Genellikle neden HSV tip 2’dir. HSV tip 2 bulaşan her hastada hastalık bulguları oluşmaz. Virusle temas etmiş insanların sadece 1/3’ünde klasik hastalık tablosu oluşur. Genital bölgede oluşan lezyonlar ağız çevresinde oluşan uçuklara benzer. Primer enfeksiyonda virusun alınmasından sonraki 3-6 gün içinde genital bölgede kırmızılık, kaşıntı başlayıp, ağrılı içi sıvı dolu ufak lezyonlara (vezikül) dönüşür. Kasıklardaki lenf bezleri boyutları oldukça artar ve ağrılı hale gelir. Veziküller açılır ve ağrılı açık yaralar oluşur. 2-4 hafta içinde bütün şikayetler ortadan kaybolur.

Reküren (tekrarlayan) enfeksiyon: Genellikle geçirilen ilk hastalıktan sonra oluşan alevlenmeler daha az şiddetlidir ve hafif şekilde atlatılır.

Bebeğe Herpes enfeksiyonu 3 şekilde geçebilir.
1) Bebek rahimdeyken plasenta aracılığı ile (%5)
2) Doğum sırasında (%85)
3) Doğum sonrasında (%10)

Erken gebelik döneminde ilk kez geçirilen herpes enfeksiyonunun yapılan araştırmalarda düşük riskini arttırmadığı bulunmuştur. Fakat gebeliğin ilerleyen dönemlerinde erken doğum riskini arttırdığı saptanmıştır. Gebelikte HSV kapılması nadir bir olay olduğundan yenidoğanda herpes enfeksiyonu sık karşılaşılan bir durum değildir. Gebelikte ilk kez herpes enfeksiyonu geçiriliyor olması daha sık yenidoğan herpesine neden olurken reküren enfeksiyon geçiren gebelerde yenidoğan oldukça nadir olarak (%4-5) etkilenmiştir. Yenidoğanda herpes hastalığı 3 şekilde görülür. %45’inde deri, göz ve ağız (iyi seyirli), %30’unda merkezi sinir sistemi (kötü seyirli), %25’inde organ sistemleri (kötü seyirli) etkilenir. Yaygın organ tutulumu olmayan herpes hastalığı olanlar antiviral tedaviye iyi cevap verir. Fakat yaygın tutulum olan bebeklerde tedaviye rağmen hastalık %30 ölümle sonuçlanır ve yaşayanların da yarıya yakınında kalıcı hasarlar kalır. Gebelikte tekrarlayan genital herpes alevlenmeleri olan hastalara 36. haftadan itibaren doğuma kadar asiklovir verilerek hastalık baskılanır. Bu ilacın gebelikte kullanımı güvenlidir. Doğum eylemi başladığı sırada ya da annenin suyu geldiğinde genital bölgede yukarda bahsedilen yaralar yoksa normal doğum tercih edilmelidir . Fakat söz konusu zamanda herpetik lezyonlar izleniyorsa sezaryen ile doğum yapılması önerilir. Anne bebekten ayrılmamalıdır. Bebeğin annenin hastalığından etkilenip etkilenmediği araştırılmalıdır. Anne asiklovir kullanırken anne sütü vermesinde bir sakınca yoktur. Annenin en başta dikkatli el yıkamak olmak üzere temel hijyen kurallarına uyması doğum sonrası bebeğe hastalığın bulaşmasını önlemede esastır.

SUÇİÇEĞİ (VARICELLA ZOSTER)
Hastalığın etkeni Herpes virus ailesinden varicella zoster’dir. Erişkinlerin %95’i enfeksiyonu geçirmiş ve bağışıktır. Enfeksiyona karşı bağışıklığı olmayan suçiçeği geçirmemiş ergenlerde ve erişkinlerde 2 doz olacak şekilde su çiçeği aşısı yapılması önerilir. Gebelerde bu aşı canlı virüs aşısı olduğundan uygulanması önerilmez. Suçiçeği geçiren bir hasta ile temas eden gebeye daha önce su çiçeği geçirmediyse 96 saat içinde varicella zoster immunglobulini yapılmalıdır. Anne hastalığı daha önce geçirip geçirmediğini bilmiyorsa kanda Varicella Ig G antikoruna bakılır. Gebeliği sırasında suçiçeği geçirildiği takdirde bulaşıcılık ve doğumsal varicella hastalığı bakımından özellikle 13-20. gebelik haftası risklidir. Doğumsal varicella hastalığında bebekte göz, beyin ve böbrek etkilenir. Cilt ve kemikte şekil bozukluklukları gelişir. Gebeliğin son dönemlerinde annenin su çiçeği geçirmesi durumunda ise bebekte sadece suçiçeği döküntüleri olur. Eğer annede suçiçeği doğumdan önceki 5 gün içinde veya doğumdan sonraki 2 hafta içinde ortaya çıkarsa anneden bebeğe hastalıktan koruyacak olan antikorlar daha geçmemiş olduğundan bebeğe mutlaka varicella zoster immunglobulini yapılmalıdır.

GEBELİKTE HPV ENFEKSİYONU (KONDİLOMLAR)
Sıklıkla HPV tip 6 ve 11dış genital siğillerden sorumlu virüslerdir. Gebelikte genital siğil tespit edildiğinde lezyonlar genellikle doğumdan sonra azalır veya yok olurlar. Dolayısıyla gebelikte genital siğillerin mutlaka tedavi edilmesi gerekmez. Gebelikte tedavide asetik asit, kriyoterapi veya lazer ablasyon kullanılabilir. Diğer tedavi yöntemleri bebeğe olumsuz etkileri olasılığı nedeniyle tercih edilmez. Doğum sırasında HPV’nin bebeğe bulaşması oldukça nadir görülür. Vajen içinde aktif siilleri bulunan kadınlarda sezaryen ile doğum önerilmektedir.

Tags: gebelik, enfeksiyon

7 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Birinci Trimester Gebeliğinizin ilk çeyreğindeyiz

birinci trimester Gebeliğinizin ilk 13 haftasında neler oluyor bilmek ister misiniz? İşte birinci trimester Devam...

Tags: gebelik, enfeksiyon

İkinci Trimester adım adım hedefe.

ikinci trimester İkinci trimesterde bizi neler bekliyor öğrenmek ister misiniz?  İkinci trimester için lütfen buraya tıklayınız.

Tags: gebelik, enfeksiyon

Üçüncü Trimester Gebeliğinizde finale yaklaştınız

üçüncü trimester Artık gebeliğimizin son dönemeçlerini geçeceğiz.  Finale doğru adım adım bizimle okumak için lütfen tıklayınız...

Tags: gebelik, enfeksiyon

Hangi Doğum Şekli? Önemli bir karar vermelisiniz.

Hangi doğum şekli Artık önemli bir karar vermeliyiz.  Bu yazımda hangi doğum şekli sorunuza yardımı amaçlıyorum. Devam...

Tags: gebelik, enfeksiyon