1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer

Tüp Bebek Konuları Nedir?

Klonlama

Klonlama Klonlama teknolojisi son yıllarda sağlık alanındaki en önemli gelişmelerden birisi olarak kabul edilmektedir. Klonlama tekniği bilim adamlarına yeni...

Devam...

45 Soruda Tüp Bebek

45 Soruda Tüp Bebek 1. Kadınların doğurganlığını etkileyen faktörler nelerdir?- En önemli faktör yaştır. Kadın yaşı arttıkça gebe kalabilme şansı azalır. 44 yaşından so...

Devam...

Tüp Bebek Nedir? Aşamaları Neler

Tüp Bebek Nedir? Aşamaları Nelerdir? Tüp bebek tedavisi ekibin ve çiftin katılımını gerektiren uzun ve yorucu bir süreçtir. Bu alanda yaşanan anlamlı gelişmelere rağmen maalesef tedaviy...

Devam...

Tüp Bebekteki Yenilikler Hakkınd

Tüp Bebekteki Yenilikler Hakkında Herşey Tüp bebek artık dünyanın her yerinde ve ülkemizde de sadece büyük şehirlerde değil Anadolu'nun da pek çok kentinde uygulanır hale geldi. Vatandaşın ...

Devam...

Tüp Bebek Laboratuar Uygulamalar

Tüp Bebek Laboratuar Uygulamaları Rutin Sperm Analizi1- Hastadan steril bir kaba (tercihen 3-4 günlük cinsel perhizle) ejekülat (semen) alınır. Alınan ejekülat (semen) örneği 15-30dk...

Devam...

Kısırlık Konuları Nedir?

Açıklanamayan Kısırlık

Açıklanamayan Kısırlık İzah edilemeyen infertilite ne anlama gelir? Çocuk sahibi olma arzusu ile doktora başvuran çiftlerin yarısından çoğunu izah edilemeyen infertilite...

Devam...

Erkeğe Bağlı Infertilite'de Teda

Erkeğe Bağlı Infertilite'de Tedavi Seçenekleri. İnfertil erkeklerin ancak çok az bir kısmında mevcut problemin sebebi tanımlanabilmektedir. Bu sebeplerin bazıları düzeltilebilir olmakla birlikte b...

Devam...

Kısırlık Nedir ve Nasıl Araştırı

Kısırlık Nedir ve Nasıl Araştırılır? Kısırlık düzenli cinsel ilişkiye rağmen 1 yıl içinde gebelik olmaması olarak tanımlanır. Genç çiftlerde bekleme süresi daha uzun olabilir. Kadın yaş...

Devam...

Erkek İnfertilitesinde Genetik İ

Erkek İnfertilitesinde Genetik İncelemelerin Önemi Şiddetli erkek faktör infertilitesi tanısı alan erkeklerde, yani sperm sayısı mililitrede 5 milyon ve altında olan veya semen analizinde hiç sperm g...

Devam...

Kısırlık Tanı ve Tedavisinin Psi

Kısırlık Tanı ve Tedavisinin Psikolojik Yönü Kısırlık tedavisi gören çiftlerin çoğu, çocuk sahibi olmak amacıyla görülen tedaviyi hem fiziksel, hem de duygusal açıdan büyük özveri gerektiren bi...

Devam...



Okunma Sayısı: 2936

Gebelik Dönemi ve Beslenme

Gebelik Dönemi ve Beslenme Gebelik kadınlar için doğal fizyolojik bir olay olması kadar çok da özel bir dönemdir. Bu özel dönemde yeterli ve sağlıklı beslenmek hem anne, hem de bebek sağlığı için oldukça önem taşır .Gebelik dönemi beslenmesinde amaç bir taraftan bebeğin büyüme ve gelişimini sağlarken diğer taraftan da annenin fiziksel ihtiyaçlarının sağlayarak besin depolarını tamamlamak olmalıdır.

Gebelik döneminde beslenmenin gerektiği kadar olması ve her besin grubunun dengeli olarak alınması yeterlidir. "İki canlı olma" nedeni ile aşırı besin tüketiminin, bebeğin gelişimine bir faydası yoktur. Peki bu durumda anne adayı hem bebeğinin, hem de kendisinin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hangi besin gruplarından günlük olarak ne kadar tüketmelidir? Bunun için besin gruplarını tanıyalım: 

Besin gruplarından ilki büyüme ve gelişme için oldukça önem taşıyan proteinden zengin et grubudur. Bunun yanı sıra B vitaminleri demir ve çinkodan da oldukça zengin olan bu besin grubuna kümes hayvanları, balık, kırmızı et, kurubaklagil ve yumurta girmektedir. Kişisel gereksinimlerin değişeceği de göz önünde bulundurularak pratik bir öneri sunacak olursak; normal ağırlıkta ve normal fiziksel faaliyete sahip bir anne adayının günlük protein gereksinimine ek olarak 10 gr protein önerilir ki bu da tüketmesi gereken et grubuna gebelik döneminde 1-2 porsiyon ek yapması anlamına gelir ve bu miktar toplam olarak günlük 3-4 köfte büyüklüğünde ete, tavuğa, yumurtaya veya peynire denk gelmektedir. Alınan günlük proteinin, %60-70'inin vücutta tam kullanılabilir (yani bio yararlılığı yüksek) protein kaynağından alınması önerilir. Bunlar da hayvansal kaynaklı besinlerden sağlanabilir. Vejetaryen olan ve protein gereksinimlerinin büyük bir kısmını bitkisel kaynaklı besinlerden sağlayan anne adaylarına öğünlerinde mutlaka kaliteli protein kaynakları bulundurmaları önerilir. Bunun için kuru baklagiller, soya fasulyesi, soya sütü, tofu gibi gıdalar alınabilir.

Diğer bir besin grubu ise protein ve kalsiyumdan zengin olan süt ve süt ürünleridir. İskeletin oluşumunu sağlayan, kemik ve dişlerin yapısında yer alan kalsiyum, fosfor ve magnezyum gibi mineralleri içermeleri nedeniyle gebelik döneminde oldukça gereklidirler. Bu dönemde anneden bebeğe kalsiyum taşınır. Beslenmede yeterli kalsiyumun alınmaması gereksinimlerin artmasıyla beraber annenin kemiklerinden çekilerek kemiklerin zayıflamasına neden olur. Süt grubu besinlere süt, yoğurt, peynir ve ayran girmektedir .Günlük hayatta normal koşullarda kalsiyum ihtiyacımızın karşılanması için gerekli 2 su bardağı süt veya yoğurt ve ek olarak peynir tüketimimiz yeterli olurken gebelik döneminde bu miktarı yine kişisel gereksinimleri göz önünde tutarak 1 su bardağı kadar artırdığımızda günlük gereksinimiz karşılanmış olur.

Günlük enerji ihtiyacımızın çoğunu tahıllardan karşılarız. Ekmek, pirinç, makarna, bulgur, patates gibi besinler bu grubun içerisinde yer almaktadır. Kişiye bağlı olarak değişmekle beraber sağlıklı yetişkin bir kadın için günlük ortalama 8-10 porsiyon tüketilmesi gereken bu besin grubuna hamilelik döneminde 1-2 porsiyon ek yapılması bu dönemdeki gereksinimi karşılamak için yeterli olacaktır.

Vücudumuz için gerekli vitamin, mineral ve posa ihtiyacımızı karşılamaya yardımcı diğer iki grup ise sebze ve meyvelerdir. Bu besin gruplarından günlük minimum 5-6 porsiyon tüketilmesi gebelik döneminde ihtiyaçların karşılanması için yeterli olacaktır. Böylece gebelikte sıklıkla karşılaşılan kabızlık sorunu azalacak ve bir çok sağlık sorunu yaratan aşırı kilo alımı engellenecektir.

Diğer bir gerekli besin grubu da yağlardır .önemli olan yağları tüketirken uygun yağ asitlerini bir arada kullanmaya özen gösterilmelidir. Pratik bir öneri olarak haftada 2 kez balık tüketilmesi ile birlikte her gün bir miktar zeytinyağı ve buna eşit miktarda mıısırözü, soya yağları veya az miktarda fındık, badem tüketilmesi bu yağ asitlerinin dengelenmesini sağlayacaktır.


ÖNEMLİ YAĞ ASİTLERİ VE KAYNAKLARI
Omega 3: Ton balığı, somon, sardalye, uskumru, konola yağı
Omega 6:soya yağı, ay çiçek yağı, mısırözü yağı
Omega 9: fındık ve zeytinyağı, ceviz, fındık yağı

GEBELİKTE BAZI VİTAMİN VE MİNERALLERİN BESLENMEYLE ALINMASI

Anne adaylarının özellikle yeterli almaları gereken bir vitamin olan folik asit B grubu vitaminlerindendir. Yetersizliğinde bebeğin gelişiminde olumsuz etkileri bilinen folik asitin bu dönemde günlük 400-800 mikrogram alınması tavsiye edilir. Folik asidin en iyi kaynağı, karaciğer, diğer organ etleri, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, tam buğday unu ve yağlı tohumlardır. Daha fazla folik asit alabilmek için normal beslenmemize 4 çorba kaşığı kurubaklagil veya 1 dilim tam buğday ekmeği veya 1 su bardağı portakal suyu veya 1 kase ıspanak salatası eklemek yeterli olacaktır.


FOLİK ASİT KAYNAKLARI mcg

Yarım kase haşlanmış ıspanak 130
Yarım kase kurubaklagil haşlama 125
Portakal suyu(1 bardak) 110
Tam buğday (1/4 kase) 80
Avokado 1/2 55
Yağsız süt (250 cc) 15
Kuru fıstık(30 gr) 40
Kıvırcık(125 gr) 40


Gebelik öncesi ve gebelik boyunca anne adaylarının besinleriyle veya ek olarak takviye edilmeleri gereken demir önemli bir mineraldir. Anne adaylarının demirden yeterli beslenmeleri bebeğin beyin gelişimini olumlu olarak etkileyeceği gibi sıklıkla görülen demir eksikliğine bağlı oluşabilecek kansızlığı da önemli ölçüde engeller. Gebelik döneminde kişisel farklılıklar da göz önünde bulundurmak kaydıyla günlük 25-27 mg demir almaları yeterli olacaktır. Demir yiyeceklerde iki formda bulunur.
 
Heme formunda demir: Et, balık, tavuk, hindi, yumurta gibi hayvansal gıdadan alınır. Vücut tarafından emilimi daha yüksektir.
Heme formunda olmayan demir: Bitkisel kaynaklı demir içeren gıdalar bu formdaki demiri içerirler.
Demirin vücutta daha iyi emilebilmesi için bir C vitamini kaynağıyla beraber tüketilmesi tavsiye edilir. Bunun yanında kahve, çay gibi içeceklerdeki bazı bileşikler, baklagillerde bulunan fitik asit demirin emilimini azaltabilir.

12 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi