Çoğul Gebeliklerde Embryo Redüksiyonu

Çoğul Gebeliklerde Embryo Redüksiyonu


İki veya daha fazla bebeğin olduğu gebeliklere çoğul gebelik diyoruz. Son 20 yılda yardımcı üreme tekniklerinin yaygınlaşması sonucu çoğul gebeliklerin sayısında önemli artış olmuştur. Yardımla üreme teknikleri (tüp bebek, mikroenjeksiyon, aşılama) ile olan gebeliklerin yaklaşık üçte birinde iki veya daha fazla fetus vardır.

Çoğul gebeliğin riskleri:

çoğul gebeliklerde düşük (gebeliğin 24. haftadan önce sonlanması) ve ciddi prematürite (24-32. gebelik haftası arasında doğum) riskleri tekil gebeliklere göre daha fazladır. Fetus sayısı arttıkça düşük yapma ve erken doğum riski artmaktadır. 24. gebelik haftasından önce doğum oranı üçüzlerde % 5, dördüzlerde % 14'dür. 24-32. haftalar arasında erken doğum oranı tekil gebeliklerde % 1, ikizlerde % 5, üçüzlerde % 28, üçüzden ikize reduksiyon yapılanlarda % 10'dur.

# Çoğul gebeliklerde anneye ait komplikasyonlar: Tansiyon yükselmesi
# Kanama (ebelikte veya doğum sonrasında)
# Kansızlık
# Erken ebelikteki sorunların fetus sayısı ile orantılı olarak daha fazla yaşanması

Tanı ve İşlem:
çoğul gebelik reduksiyonunun amacı fetus sayısını azaltarak geride kalanların erken doğum ve düşük riskini azaltmak ve böylece sağlıklı yaşam beklentisini arttırmaktır. Reduksiyon için en uygun zaman 11-14. gebelik haftaları arasıdır. Bu dönemde bebeklerin genel yapısal durumu değerlendirilip ense kalınlığına bakılarak anormal olanların belirlenebilme olasılığı vardır. Daha erken dönemde gelişim bozukluğu gösteren embryolar genellikle bu haftadan önce kendiliğinden ölürler. Daha sonraki haftalarda yapılacak olan redüksiyon işlemi geride daha fazla ölü doku kalmasına neden olacağından önerilmez. Reduksiyon genellikle karından (transabdominal) yapılan bir girişimdir. özel bir iğneyle hedeflenen fetus ya da fetusların kalbine kimyasal bir madde (potasyumklorür) enjekte edilir. ölen fetus ve plasentası dejenere olur, rahimden atılmaz.

Reduksiyon işlemine has riskler:

Yukarıda belirtilen riskler dışında Reduksiyon işleminin spesifik riskleri şu şekilde sıralanabilir:
# İşlem yapılmayan fetus ya da fetusların düşükle kaybı
# İşlem yapılmayan fetusun daha sonra anomalili olduğunun ortaya çıkması
# İşemin başarısız olması sonucunda tekrar edilme gerekliliği
# Erken doğum
# İkizler arası büyüme farklılığı
# Enfeksiyon, kanama riski


Reduksiyona bağlı düşüklerin % 70'i işlemden sonraki 2 hafta içinde görülür. Bu durum, kaybın işlemin kendisinden çok ölü bebeğe ve plasentasına ait gebelik ürünleriyle meydana geldiğini düşündürür. Reduksiyonda 24 haftadan önce gebelik kaybı riski % 5-8 civarındadır. Dördüz ve daha fazlası çoğul gebeliklerin ikize indirilmesi hem düşük olasılığını hem de ciddi erken doğum riskini azalttığından tavsiye edilir. İşlem sonrası ideal fetus sayısı ikidir. üçüzlerde ise reduksiyonun yararı henüz kesinlik kazanmamıştır. İşlem sonrası düşük riski artarken ciddi erken doğum riski azalmaktadır. Bu konuda yapılmış çalışmalar sınırlı sayıda hastanın sonuçlarını içerdiğinden elimizde kesin veri sağlayacak çalışmalar yoktur. Karar verirken bu durumu dikkate almanız gerekir. Karar verirken şu oranların bilinmesi yararlı olacaktır:

12-24 hafta arası düşük yapma oranı:
Tekil gebeliklerde % 1
İkizlerde % 2
üçüzlerde % 5
üçüzden ikize indirgenenlerde % 8'dir.

24-32 hafta arasında erken doğum oranı:
Tekiz gebeliklerde % 1
İkizlerde % 5
üçüzlerde % 28
üçüzden ikize reduksiyon yapılanlarda % 10'dur.

Plasentaları ayrı olan ayrı yumurta üçüzlerinde sağlıklı canlı doğum oranı iyi bir gebelik takibi ve yenidoğan bakımı ile % 90 civarındadır. Ancak yenidoğan yoğun bakımının maliyeti çok yüksek. Reduksiyon ile üçüz bebeklerin her biri için % 2 olan ciddi beyin hasarı riski % 1'in altına iner.