Düşük tehdidi ve tedavisi

Düşük tehdidi ve tedavisi


Gebeliklerin yaklaşık %50 sinde ilk 10 hafta içinde az ya da çok kanama görülmektedir.  Gebeliğin ilk 20 haftasında olan kanamalar düşük tehdidi (abortus imminens) olarak adlandırılır.  Ancak kanama ile başvuran kadınların sadece %15’inde gebelik düşük ile sonuçlanır.


Düşüklerin önemli bir kısmı rahme yerleşen embryonun genetik yapısının bozuk olmasından kaynaklanır.  Böyle bir embriyo çoğu zaman hayatla bağdaşmayacak anormallikler taşıdığından doğa tarafından elimine edilmektedir.  Bu şekilde sağlıklı nesillerin devamı sağlanmaktadır

Tüm canlılar içinde embriyolarında en fazla anormallik taşıyan insandır.  Çiftlerin ancak çok az bir kısmında genetik anormalliğe yol açan problem kadın veya erkekte dengeli olarak taşınır.  Düşüklerin diğer daha az görülen nedenleri arasında rahmin yapısal anormallikleri ve pıhtılaşma bozukluklarına yol açabilen genetik mutasyonlar sayılabilir.  Kontrol altında olan şeker hastalığı ve tiroid hastalıklarının ve toksoplazma gibi enfeksiyonların düşük nedeni oldukları ise artık kabul edilmemektedir!

  
Düşük ile ilgili toplumumuzda nesilden nesle geçen son derece yanlış inanışlar mevcuttur.  Gebelik sırasında aktif olmak ve ağır olmayan spor yapmak düşük nedeni olmadığı gibi yatak istirahatı da olacak olan düşüğü engellemeyecektir.  Bebeğin kesesinin arkasında kan toplanması olan kadınlarda istirahat faydalı olabilir ancak bu grup üzerinde de bunun faydasını kanıtlayacak bilimsel bir çalışma yapılmamıştır.  Düşük tehdidi ile başvuran gebe kadınların önemli bir kısmı zaten düşük yapmayacaktır ancak yapacak olanların da bugün için bilinen bir tedavileri yoktur.  İlaç kullanımı ile düşükleri engellemek mümkün değildir. 

Düşük nedeni kanda progesteronun az olmasına bağlı ise ki bu da tartışmalıdır progesteron veya hCG hormonunun verilmesinin yararı olabilir.